Portakallı Haşhaşlı Kek

hashas resim

Haşhaş denilince artık özellikle de bilgiye ulaşımın kolaylığıyla, akla ilk gelen şey uyuşturucu madde olarak kullanılması oluyor. Halbuki haşhaş tarihsel boyutta önemi olan, mutfaklarımızda revaniden çöreklere kadar birçok yemekte kullanılan, farmakolojide geçmişte de günümüzde de oldukça büyük bir öneme sahip, birçok edebiyat ustasının yaratacılığını körüklemede kullandığı bir bitkidir.

hashas-nerede-yetisir

Aslında haşhaşın bileşenlerinden biri olan afyon, uyuşturucu ve ilaç sektöründe kullanılan maddedir. Ülkemiz haşhaş üretiminde dünyada (Hindistan’la  birlikte) ilk sırada yer alır, seksek çeşidi olan haşhaşın otuz çeşidi ülkemizde yetiştirilebilmektedir.

Öncelikle biraz haşhaşın tarihi önemine bakalım. Tarihin ilk suikastçisi unvanına sahip Hassan Sabbah ve ordusu Haşhaşilerin temeli bu bitki üzerine kurulmuştur. Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk ile aynı yüzyılda yaşamış, aritmetik, büyü, astronomi gibi birçok konuda kendini geliştirmiş, dönemin en zeki ve ileri görüşlü kişilerinden biridir. Çevresinde topladığı muritleriyle Alamut Kalesi’ne yerleşir ve burada ilk siyasi cinayetleri işleyecek adamları yetiştirir. Cennete gitme vaadiyle kandırdığı bu kişilere istediğini yaptırabilmesindeki en büyük yardımcısı haşhaş bitkisidir. Haşhaşla ile uyuşturduğu muritlerini, taş bir yoldan yürüterek, sonunda açılan bahçede onlara cariyeler ve güzel yiyecekler sunan Sabbah onları cennete gittiklerine inandırmıştır. Bu tadı alan müritler de cennetin kapısını açabilmek adına haşhaşın bağımlısı haline gelirler. Hatta İngilizce’de ‘suikast’ anlamına gelen ‘assasin’ kelimesi dahi ‘Hashasi’ kelimesinden gelmiştir.

sabbah
Söylentilere göre, müritlerinin kendilerine bağlılığını kendisini ziyarete gelen Tapınak Şövalyelerine kanıtlamak için, onların kalenin tepesinden atlamalarını istermiş. Onlar da hiç düşünmeden atlarlarmış, bu da Sabbah’ın müritlerine uyuşturucu verdiği fikrini güçlendiren bir etken.

Haşhaşın biz Türkler için diğer bir tarihsel önemi, Nixon ve Demirel arasında 197O’li yıllarda yaşanan haşhaş tarlaları krizidir. Bu dönemde uyuşturucu olarak haşhaş, Amerika’da çok yaygın kullanılıyordu ve bu maddenin yüzde 8o’i bizim topraklarımızdan çıkıp, Avrupa üzerinden Amerika’ya ulaşıyordu. Nixon, kendi gençliğini kontrol altına alamayınca, çareyi Türkiye’nin haşhaş üretmesini yasaklama talebinde buldu. Demirel’e hemen haşhaş ekimini durdurmasını ve ekilmiş tarlaların da hasat edilmemesini emretti. Eğer Türkiye haşhaş üretime devam ederse, ülkemizi bombalamak gibi akla sığmaz tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalıştı, eğer bu hemen durmazsa ülkemizde kısa zamanda çok kötü şeyler olacağını söyledi.

nniixxx nixon

O dönemde ülkenin ekonomisinde haşhaş ekim ve hasadının çok büyük bir rol oynaması,  2O ilimizde haşhaş ekilmesi ve hatta adını afyondan alan bir ilimiz olması (Afyonkarahisar) nedeniyle Demirel bu teklifi reddetti, direndi.

nixonnn

Ancak 3 ay sonra Nixon’un tehditleri doğru çıkıp darbe olunca,  Demirel koltuğundan indirildi ve Nihat Erim önderliğinde haşhaş üretimi hemen durduruldu. Daha sonra Bülent Ecevit devletimizin başına geçti ve haşhaş üretimini tekrar faaliyete soktu, sadece devlet denetim ve kontrollerini oldukça arttırdı. Yani görünen o ki haşhaş, ülkemizde darbe olmasının nedenlerinden biriydi…

Haşhaşın farmakolojik önemiyse, tarihte özellikle savaşlarda ağrı kesici olarak kullanılan morfin yapımında kullanılmasından kaynaklanıyor. Homeros’tan Hipokrat’a kadar birçok anlatı ve metinde ağrı kesici etkisinden bahsedilen haşhaş, çok yüksek oranda morfin içerir.

Morpheus

 

Sümer ve Babiller döneminde de haşhaştan çıkarılan süt gibi sıvının ağrılara olumlu etkisinden bahsedilmektedir. Morfin kelimesinin kökeni ise Yunan mitolojisine dayanır. Morpheus, Yunan mitolojisindeki uyku tanrısı Hypnos’un oğullarından biridir(diğer oğlunun ismi ise Phantasos -fantezi-) ve kendisi rüya tanrısıdır. Morfinin de kullanan insanlar üzerinde rüya hali yaratması nedeniyle, bu tanrının ismi verilmiştir. (Bu konuda daha fazla bilgi edinmek isterseniz İsmail Gezgin – Sanatın Mitolojisi kitabını ve Hale Zerrin’in bu konudaki makalesini okuyabilirsiniz.)

Samuel Taylor Coleridge in 1802, the year his daughter, Sara, was born.
Samuel Taylor Coleridge (1772 -1834)

Haşhaş daha doğrusu afyon (opium), edebiyat alanında da birçok yazarın hayatında önemli bir rol oynamıştır. Bu isimlerden en acıklı ve çarpıcı olanı, Kubla Khan, Yaşlı Gemici, Lirik Baladlar gibi İngiliz edebiyatının tarihini değiştiren eserler meydana getiren Samuel Taylor Coleridge’tir. William Wordsworth ile birlikte romantik akımın kurucusu Coleridge, korkunç diş ağrıları nedeniyle kullandığı morfine bağımlı hale gelince bu illetten bir türlü kurtulamamış, hatta eğer eczaneye giderse kendisini dövsün diye adam tuttuğu bile söylenmiştir. Ancak biraz önce bahsettiğimiz eserleri de afyonun etkisindeyken yazabilmiş, hatta afyon almadığı zamanlarda üretemez hale gelmiştir.

Edebiyatta haşhaşın gözümüze en çok çarptığı yerlerden biri de Oz Büyücüsü’dür. Dorothy ve aslanın, çiftliklerini vuran korkunç hortumdan sonra maceraları başlar ancak bizi ilgilendiren kısmı şudur ki, iki kahraman büyülü kokulu kıpkırmızı bir çiçek tarlasında uyuyakalırlar çünkü o çiçeklerden yayılan koku, herkesi eğer uyanmazlarsa ebediyen uyuyacakları bir kendinden geçmeye davet eder.

poppies-oz-909251.jpg

Aynı zamanda Alice Harikalar Diyarı’nın yazarı Lewsi Caroll’un(gerçek ismiyle Charles Lutwidge Dodgson) da kitabında bahsettiği nesnelerin büyümesi, küçülmesi, uzaklaşması ve yakınlaşması gibi gerçekliğin zedelendiği bölümleri afyon kullanımı sırasındaki deneyimlerinden feyz alarak yazdığı söylenmektedir. Bu kitapta da başka bir dünyaya geçiş, ana karakterin bir kapıdan geçmesiyle meydana gelir. Yazarlar açısından bakılınca bu durumda afyon, hayal gücünün sınırlarının ortadan kalktığı, sonsuz yaratıcılıktaki bir dünyaya kapıyı açan anahtar olarak değerlendirilebilir.

aliceee.jpg

Şu an benim için haşhaş portakallı kekimde kullandığım bir malzeme, mutfağımda hava almayan bir kavanozda duruyor. Kendisini yazarlar ve bağımlıların kullandığı gibi kullanmasam da, kavanozun içindeki minicik mavi tohumlara bunca tarih ve önemin sığdığını bilmek beni büyülüyor.

Portakallı Haşhaşlı Kek

portakal haşhaşlı kek

Malzemeler

  • 2 orta boy yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • yarım su bardağı yoğurt
  • yarım su bardağı sıvı yağ
  • yarım portakal suyu ve kabuğunun rendesi
  • 1 damla vanilya özütü
  • 1 bardak normal un + yarım bardak kepekli veya tam buğday un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 yemek kaşığı haşhaş

Kreması için;

  • 1 paket labne
  • 1 paket krem şanti
  • 1 bardak soğuk süt
  • vanilya özütü
  • portakal kabuğu rendesi

Portakal sos için;

  • 1 bardak portakal suyu
  • 1 bardak normal su
  • 2 yemek kaşığı buğday nişastası
  • 1 damla vanilya özütü

Yapılışı

  1. Fırınımızı 18O dereceye ayarlayalım.
  2. Yumurta ve şekeri iyice çırpalım.
  3. Sıvı yağ ve sütü ekleyelim, çırpalım.
  4. Portakal suyu ve rendesini ekleyelim, çırpalım.
  5. Kuru malzemeleri bir kapta karıştıralım ve iki parti halinde çok düşük hızda çırparak ekleyelim.
  6. Yağladığımız borcam veya kek kalıbına döküp, iyice kızarana kadar yaklaşık 4O dakika pişirelim.
  7. Kreması için, önce krem şantiyi hazırlayalım. Sonra şeker, labne ve krem şantiyi çırpalım. Dolapta soğumaya bırakalım.
  8. Sosu için, tüm malzemeleri 5 dakika kadar kaynatalım. Soğumaya bırakalım. Sıvı gibi görünebilir ama döküp, buzdolabına koyduğunuzda daha katı bir hal alacaktır.

Afiyet, bal, şeker olsun.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s