E(k)mek.

‘Evde un ve su varsa aç kalmayız’ derdi anneannem. Ne kadar haklı olduğunu büyüdükçe ve yaşam koşullarımız zorlaştıkça daha iyi anlıyorum. Hiçbir şey olmasa dahi, bir dilim ekmek kızartıp üzerine tereyağ, salça sürmek ve evi kızarmış ekmek kokusunun kaplaması bile mutluluk veriyor.

Çoook eskilerden geliyor ekmeğin hikayesi.

egypt

O tohumu ilk kim ezdi, nasıl bir insandı, ne amaçla ezdi, içindeki hangi içgüdü onu dürttü de şu küçücük şeyden kendisine karnını doyuracak bir şeyler çıkarabileceğini akıl ettirdi, bunlar çok merak edip de asla cevabını alamayacağım sorular. Ancak şu kadarı biliniyor ki 3O.OOO yıl öncesinde bile avcı – toplayıcı insan gruplarının tohumları taşlarla ezerek, suyla karıştırıp bir bulamaç haline getirip yediği belirlenmiş. Asıl ekmek tohumları ise ilk defa bizim tarihimizden tam 12.5OO yıl önce Mezopotamya’da yaşayan Natufian isimli bir avcı toplayıcı grup tarafından ekilip, hasat edilmiş. (livescience.com/who-invented-bread)

Milattan önce 8OOO yılı civarında ilk öğütme taşı Mısırlılar tarafından bulunmuş ve tohumlar artık öğütülerek ekmek yapılmaya başlanmış. Meksikalılara özgü tortilla ekmeği de bu icadın ardından 5OOO ve 3OOO yılları arasında ortaya çıkmış. M.Ö 8OO yılı civarında da Mezopotamya’da yaşayan halklar, ortasına tohum koydukları iki taşı sürekli birbirine sürterek öğütme işlemini daha verimli hale getirmişler, bu taşları hayvanlar veya köleler sürekli döner halde tutuyorlarmış ki bu da günümüzde bile unu öğütmek için kullandığımız yöntemlerin anasıdır. Bu tür ‘flatbread’ olarak adlandırılan mayasız, ince ekmekler insanlığın ilk ekmekleri olarak biliniyor. O dönemdeki kalori ihtiyacımızın çoğunu ekmek karşılarken, acaba bir tohumdan elde edilen bu yiyeceğin bolluğu ve bereketi biz insanları yerleşik hayata geçmeye itmiş midir? Bir tohumdan elde ettiğimiz mükafat toprağın hikmetini bize hissettirip, ona daha fazla yönelmemizde büyük bir rol oynamış mıdır? Bence, evet.

Mayalı ekmeklere geçiş yine Mısırlılar zamanına denk düşüyor. Büyük ihtimalle bira yapmaya çalışırken, hamurun şiştiğini ve çoğaldığını gören halk, ekmeği bu şekilde yapmaya başlamış.

demeter

Ekmeğin kültürel etkisi de göz ardı edilmemesi gereken bir yönü diye düşünüyorum. Özellikle mitolojilerde ve tek Tanrılı dinlerde ekmeğin yeri çok başkadır. Yunan mitolojisinde bereket tanrısı Demeter, her zaman buğdayla ve toprakla bağdaştırılır. Demeter, tıpkı toprak gibi, ekildikçe ve bakıldıkça bize bereket verir, bizi doyurur, bizi büyütür. Demeter’in tapınağına gidilip saygı sunulucağı zaman veya Antik Yunan çağında Demeter adına festivaller yapıldığında mutlaka koca koca ekmekler pişirilip Tanrıça’ya sunulur, bu ekmekler bir çeşit saygı ve sevgi izi olarak görülür. Daha eski Mezopotamya uygarlıklarında bu rol Osiris isimli tanrıçadaydı. İki tanrıça da toprağın can verme özelliğinden dolayı tekrar hayat verme, canlandırma yeteneğine sahiptir. Ekmeğin hayat verme özelliği ünlü destan Odesa’da da karşımıza çıkar. Odiseus ölüleri geri getirmek için ölüm ve yeraltı kralı Hades’in eline buğday unu döker.

Vienna - Mosaic of Last supper by Giacomo Raffaelli

Ekmek tek tanrılı dinlerden Hıristiyanlıkta da büyük rol oynar. Hz. İsa ekmeğe çok değer verir, kendisini ‘bread of human life’ yani ‘insan hayatının ekmeği’ olarak niteler. Hıristiyanların en çok bilinen sofra duasında ekmekten başka yiyecek istenmez, ekmek Yunanca’da da olduğu gibi tüm yiyecekleri kapsayan, onları temsil eden bir kelime olarak kullanılır. Öldürülmeden bir gün önce, Hz. İsa kendi bedenini ekmeğe benzetir ve Communion, The Lord’s Supper (Tanrı’nın akşam yemeği) veya The Eucharist denen  bazı özel ayinlerde katılanlara bir yudum şarap(İsa’nın kanı) ve bir parça ekmek (İsa’nın bedeni) verilir ki İsa, tüm insanlıkta yaşayabilsin ve onları hala doyurduğunu insanlar anlayabilsin. Hz. İsa’nin doğum yeri olan Bethelem dahi kelime anlamı olarak Beth-el yani ‘ekmeğin evi’ demektir.

medieval-bread-baker

Ekmek din ve mitolojilerde etkili olduğu kadar devrimlerde de büyük rol oynamıştır. Özellikle Fransız Devrimi ve Bolşevik Devrimi’nde ekmek başroldedir. Fransız Devrimi’ni ateşleyen Marie Antoinette’in o meşhur sözünü hepimiz biliyoruzdur,

‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta(makarna) yesinler’. Bu umursamaz cümle, halkın sabrını taşıran son damla olur.

Aynı şekilde Bolşevik Devrimi’nin de halkın devletin uzun ekmek kuyruklarında beklerken birbirleriyle konuşmaya başlayarak, bu şekilde yaşamaya devam etmek istemediklerine karar vermeleriyle ateşlendiğini söylenir.

Birçok yeme içme ritüelimiz değişse de, ekmeğin sofradaki ve besin düzenimizdeki yeri değişmemiştir. Her şeye zam gelmesine razıyızdır da, ekmeğe biraz zam gelse cebimiz yanar, ana haberlere konu olur. Ekmeğin içine neler konduğunu da her zaman merak ederiz, fırınlardaki yeterince temiz mi, besleyici mi, kullanılan un kaliteli mi, düşünür dururuz.

ekmek3

Bu nedenle ve evi misss gibi bir ekmek kokusu sarsın diye size çok pratik bir ekmek tarifim var. Bir ekşi maya ekmeği olamaz tabii ama dışı kıtır kıtır, içi pufidik bir ekmek için bu tarifi gönül rahatlığıyla yapabilirsiniz.

Bu ekmeği yaparken onun günümüze nasıl geldiğini ve hayatımızda nasıl bir rol oynadığını da düşünmek çok keyifli.

Ekmek Tarifi

ekmek1

Malzemeler

  • bir bardak ılık su
  • bir paket instant maya
  • bir çay kaşığı şeker
  • bir buçuk bardak beyaz un
  • bir bardak tam buğday unu
  • bir çay kaşığı tuz
  • dilerseniz, çekirdek, zeytin, ceviz, kuru domates vb gibi malzemelerle zenginleştirebilirsiniz.

Yapılışı

  1. Ilık su, maya ve şekeri geniş bir kapta karıştırın. 15 dakika dinlenmeye bırakın. Bu sırada maya çalışacak ve 15 dakika sonra şiş bir karışımla karşılaşacaksınız.
  2. Un ve tuzu ekleyerek elinizle yapışkan bir hamur olacak şekilde yoğurun.
  3. Arada elinizi suyla ıslatarak yoğurmaya devam edin.
  4. Hamurun üzerini nemli bir bezle örterek gölge bir yerde yarım saat mayalanmaya bırakın.
  5. Fırınınızı 2OO dereceye ayarlayın.
  6. Ekmeklerinizi 4 küçük parçaya bölüp, tepsiye yerleştirin.
  7. Üzerlerine parmak uçlarınızla su serpin ve fırına verin.
  8. Üzeri güzelce kızarınca ekmeğiniz hazırdır.
  9. Afiyet, bal, şeker olsun.

 

 

 

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s